------ Bir Kaç Şarkı Sözü ------
24/3/2007

Yeter Ki Onursuz Olmasın Aşk                                  

 

Bak yüreğime bak                                       
Ateşimi gör içimi hisset                                                
Hadi hazırım yeter ki onursuz                                     
Olmasın aşk                                                                 
Gel sokağıma gel                                                             
Penceremi aç yatağıma gel
Hadi hazırım yeter ki omursuz                                        
Olmasın aşk                                                                  
Ölürüm yoluna ölürüm de yine                                               
Boyun eğmem                                                              
Yakarım dünyayı uğruna ama                                   
Sana eğilmem                                                 
Öyle sınırsız öyle derin                                            
Öyle çok severim ki korkarsın kuruyup                      
Çöle dönsem de pare pare olsam da                               
Yenilmem              

 

Levent Yüksel

 

 

 

 

Doğum Günü                                                  
İnsanların yüzlerini
Göremiyorum
Boğazım düğüm düğüm
Çözemiyorum
İstesende yanına gelemiyorum
Tutsam şu karanlığı
Tutsamda yırtsam
Ah elim tutuşmasa elini tutsam
Susmasan konuşsan
Sesini duysam
Tutsam güzel yüzünü
Bağrıma bassam
Doğum günüm bugünüm
Doğum günüm gülüm
Doğum günüm diyorsun
Doğum günün kutlu olsun
Mutlu ol senelerce
Sana boncuktan kuş yaptım
Konacak pencerene
Karakollar beni alır
Sorgular gecelerce
Hiç bekleme belki gelmem
Gelemem senelerce

Ahmet Kaya

 

 

 

 

Seviyorum Seni

Seviyorum seni ekmeği tuza banıp
Banıp yer gibi
Geceleri ateşler içinde uyanarak
Ağzımı dayayıp musluğa
Su içer gibi

Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner çayırları
Büyürken  büyürken görürüm  gülüm
Her sabah  her  akşam seninle
Yeşil  bir  zeytin  tanesi
Bir  parça  mavi deniz alır beni

Seni düşündükçe gül dikiyorum
Ellerimin  değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir  seviyorum dağları  gülüm
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bır parça mavi deniz alır beni

Onur Akın

 

 

 

 

Dağlar mı? Yollar mı?

Gecem soğuk odam sensiz ümitler bitmiş
kadehimde şarap bitmiş hayalin gitmiş

Dağlar mı yollar mı denizler mi engel
neden neden gelmez oldun
eller mi diller mi sözlerim mi engel
neden neden gelmez oldun

Zaman durdu gökyüzünden
yıldırımlar düşerken
içimdeki yağmur dindi
yoruldum beklemekten

Gecem soğuk odam sensiz ümitler bitmiş
kadehimde şarap bitmiş hayalin gitmiş

Dağlar mı yollar mı denizler mi engel
neden neden gelmez oldun
eller mi diller mi sözlerim mi engel
neden neden gelmez oldun
 

Haluk Levent


-- Yazan: elifvecanan | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

------ Şiirler ------
18/3/2007
Kategori: Siirler

Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

 

Orhan Veli Kanık

 

 

Beklenen

 

Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar

Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar

 

Necip Fazıl Kısakürek

 

 

 

 

 

Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.

 

Can Yücel

 

 

 

 

BEN SANA MECBURUM!...

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum, sen yoksun!

Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlarda bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum, sen yoksun!

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor.

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin...

Attila İLHAN

 

 

 

 

 

Otuz Beş Yaş

 

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim

 

Cahit Sıtkı Tarancı

 

 

 

 

 

Bekleyen

Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda,
Ben, peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada, bir de ben varım!

Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim.

Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!

Göğsümden havaya kattığım zehir,
Solduracak bir gül gibi ömrünü,
Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,
Bana kalacaksın yine son günü.

Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye,
Toprağında bir taş olur, beklerim...

 

Necip Fazıl Kısakürek

 

 

 

 

Sessiz Gemi

 

 

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden

 

Yahya Kemal Beyatlı

 

 

 

 

 

SEVGİLERDE

Sevgileri yarınlara bıraktınız

Çekingen, tutuk, saygılı

Bütün yakınlarınız

Sizi yanlış tanıdı.

 

Bitmeyen işler yüzünden

(siz böyle olsun istemezdiniz)

Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi

Kalbinizi dolduran duygular

Kalbinizde kaldı.

 

Siz geniş zamanlar umuyordunuz

Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.

Yılların telaşlarda bu kadar çabuk

Geçecegi aklınıza gelmezdi.

 

Gizli bahçenizde

Açan çiçekler vardı,

Gecelerde ve yalnız.

Vermeye az buldunuz

Yahut vakit olmadı.

 

Behçet Necatigil

 

 

 

 

 

Çığlık

Bir resim buldum; sen, babam ve kardeşim
Yan yana durmuşsunuz
Bense öndeki sandalyede,
Sen bir elini benim omzuma koymuşsun,
Diğer elinle babamın elini tutmuşsun.
Kardeşimin kaşları çatık her zamanki gibi;
Beni yine kıskanıyor besbelli..
Babama dişlerini gösterme demişsin ki;
Sadece gülümsemiş.
Eminim flaş patlar patlamaz,
Muhteşem kahkahasını atmıştır.
Senin gözlerinde en merhametli bakışların,
Gülümsemeyi yine unutmuşsun.
Kim bilir aklına kimin acısı gelmiş
Hangi yoksulun derdi ile ağlamaklı olmuşsun
Kim bilir...
Daha yürümeyi yeni öğreniyorum ki;
Beni sandalyeye oturtmuşsunuz.
Emziğimi ağzımdan aldığınız için,
Kızmışım, ağlamışım gözlerim yaş içinde...
Seni öpüyorum gerçekmişsin gibi,
Sonra babamı...
Kardeşimi öpüyorum
Sen odadan çıkar çıkmaz canımı yaktığı halde.
Ne zaman gördüm sizi en son?
Galiba iki, üç gün önce
Yanağıma bir öpücük koyup;
İyi geceler dilediğini hatırlıyorum
Bir de, seni seviyorum dediğini...

Ama her taraf yıkılmış, ne oldu böyle?
Evimiz nerede? ...
Emziğimi yine kaybettim
Hem çok acıktım
Ne olur gel ANNE! ...

 

Rahma Deniz

 

 

 

 

 

 

BÖYLE BİR SEVMEK (NE KADINLAR SEVDİM)

 

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular

Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir

Azıcık okşasam sanki çocuktular

Biraksam korkudan gözleri sislenir.

 

Ne kadınlar gördüm zaten yoktular

Böyle bir sevmek görülmemiştir

Hayır sanmayın ki beni unuttular

Hala arasıra mektupları gelir

Gerçek değildiler birer umuttular

Eski bir şarkı belki bir şiir

 

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular

Böyle bir sevmek görülmemiştir

Yalnızlıklarımda elimden tuttular

Uzak fısıltıları içimi ürpertir

Sanki gökyüzünde bir buluttular

Nereye kayboldular şimdi kim bilir

 

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular

Böyle bir sevmek görülmemiştir.

 

Atilla İlhan

 

 

  

 

 

BESBELLİ

 

Besbelli ölümüm sabahleyindir.

İlk ışık korkuyla girerken camdan,

Uzan, başucumda perdeyi indir,

Mum olduğu gibi kalsın akşamdan.

 

Sonra koş terlikle haber vermeye,

'Kiracım bu sabah can verdi' diye,

Üç beş kişi duysun ve Belediye,

Beni kaldırmaya gelsin odamdan,

 

Evden çıkar çıkmaz omuzda tabut,

Sen de eller gibi adımı unut,

Kapımı birkaç gün için açık tut,

Eşyam bakakalsın diye arkamdan.

       Ahmet Kutsi Tecer

 

 

 
 
 RİNDLERİN AKŞAMI
   Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç;
  Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
  Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
  Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
  Geniş kanatları boşlukta simsiyah açıla
  Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
  Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece.
  Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
  Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
  Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.
 
    
  Yahya Kemal Beyatlı

 

 


Kınalı Kuzu'dan Mektup
 
Sil gözünün yaşını anam 
Çarpışıyorsam düşman ile serhadde
Bil ki vatan için bayrak içindir
Gayrı tasam yok ölmekten öldürülmekten
Herşey vatan uğrunadır, verilen can, dökülen kan
Ölürsem şehidim kalırsam gazi

Ne sıla hasreti ne yar hayali

Alpertunga

 
Veda 

Hani o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın?
Anlına koyarken veda buseni,
Yüzüme o türlü bakmayacaktın?

Hani, ey gözlerim bu son vedada,
Yolunu kaybeden yolcunun dağda,
Birini çağırmak için imdada
Yaktığı ateşi yakmayacaktın?

Gelsede en acı sözler dilime,
Uçacak sanırım birkaç kelime..
Bir alev halinde düştün elime,
Hani ey gözyaşım akmayacaktın?

Orhan Seyfi Orhon
 
 
BİR YOLCUYA
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bir tümsek, Anadolu'nda,
İstiklâl uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmet’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki, haşr olan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
 
Necmettin Halil Onan

-- Yazan: elifvecanan | Yorum (3) | Yorum yaz! | Bağlantı

------ Manzara ------
18/3/2007
Kategori: Resimler


-- Yazan: elifvecanan | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

------ Cenaze töreninde söylenebilecek en kötü 10 şey ------
18/3/2007

Cenaze töreninde söylenebilecek en kötü 10 şey
- Bu koku da ne böyle?
- Bu kıyafet üzerimdeyken ölmüş olmayı hiç istemezdim.
- Eğer ne için kullanacağını bilseydim ona bu kadar sağlam bir ip ödünç vermezdim.
( Dul kalan kişiye) Eee, artık rahatsınız, bu akşam yemeğe ne dersiniz?
- Ölü olmak korkunç olmalı.
- Kahretsin bana olan borçları ne olacak şimdi?
- Ne zaman yemek yiyeceğiz?
- Arabasını alabirir miyim?
- İnsanlar ölünce ne kadar aptal görünüyorlar değil mi?
- O tabutun içinde uyuyan da kim öyle?


-- Yazan: elifvecanan | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

------ Duvar Yazılarıı ------
18/3/2007

DuvaR YaZıLaRI :)))
Burada nefes almayın, Daha ucuz bir yer biliyorum...

Adam o kadar fakirmiş ki, virajı bile alamamış...

Hayat ineklerin otladığı bir mera gibidir:Devamlı bir boktan diğerine basarsın.

Asansör bozuk. En yakın Asansör karşı binadadır...

Ne kadar sallarsan salla, Dört yanlış bir doğruyu götürür...

Where is the HAREKET, There is the BEREKET...

Dereceye girmek için çok çalıştı, Ama hasta oldu derece ona girdi...

Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapın. çok zevkli oluyor...

Karımla tek ortak yanımız, Ayni günde evlenmiş olmamız...

Kızını dövmeyen, torununu erken sever...

Mutlu eşekler gibi sırıtma...

Hakan yarınki maçta forma giymeyecek,çıplak oynayacak.

Dobrovolskietrabinskrapraskrayte!- Ha?- Zink Tokai...

Hey Moruk, dun aksam otobüs durağında ne bekliyordun?- Tren...

Yapacağınız her geyik muhabbeti, Size zaman kaybı olarak dönecektir...

Bizim ülkemizde kadın erkek eşitliği halinde Penaltılara gidilir...

Sigara kanser yapıyor hayat ise verem ..

Tuvaletten sonra sifon çekme! İnsanlığa yaptığın katkıyı herkes görsün...

Bitkisel hayata girdim, Maksat yeşillik olsun...

Kız o kadar kekeme bir kızdı ki,"Ben sizin bildiğiz kızlardan "Diyene kadar bildiğimiz kızlardan olurdu...

Yarın yapabileceğin bir şeyi, Asla bugünden yapma...

Zamanı gelmiş bir hatadan daha kaçınılmaz ne olabilir ?

Ne yaparsan yap, yapmadığın şeyler yaptıklarından daha önemlidir.

İlk seferde kazanamazsan, sucu amirine at,İkinci seferde kazanamazsan hile yap, Üçüncü seferde kazanamazsan vazgeç salaklığın alemi yok.

Hayat yalnız geriye doğru anlaşılabilir, ve yalnızca ileriye doğru yaşanabilir.

Eger bir sayfada iki yazı varsa, alttakini oku


-- Yazan: elifvecanan | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı


<- :: Sonraki Sayfa ->


--- Hakkımda ---

--- Bağlantılar ---

--- Son Yazılar ---

--- Kategoriler ---

--- Arkadaşlarım ---

--- Media ---